Eskişehir Sanayi Odası Yüksek Katma Değerli ve İhracat Odaklı Bir... | BAĞLANTI ELEMANLARI DERGİSİ
Güncellendi
preloader
saved
Operation Successful !

Thank you for choosing us

loader

Eskişehir Sanayi Odası Yüksek Katma Değerli ve İhracat Odaklı Bir...

Eskişehir, köklü sanayi geçmişiyle ülkemizin en önemli sanayi kentlerinden birisi olarak, 21. yüzyılın eşiğinde yaptığı yeni atılımlarla ve örnek projeleriyle Türk sanayiinin örnek gösterilen merkezlerinden birisi haline geldi. Eskişehir sanayisini, ağırlığı kobilerden oluşan 700'ü aşkın sanayi şirketi oluşturuyor. Toplam 8 milyar dolar civarında bir cirosu ve 2.1 milyar dolar ihracat potansiyeli bulunan sanayide, 64 bin 250 kişi istihdam ediliyor. Sosyal gelişmişlik bakımından da Türkiye'nin en yaşanabilir kenti seçilen Eskişehir'in, yapılan analizler sonucunda rekabet gücü yüksek sektörleri havacılık, raylı sistemler, makine-metal sanayi, gıda, seramik ve madencilik sektörleri olarak belirlendi. Kentin gelişme potansiyeli yüksek sektörlerini ise turizm, otomotiv ve animasyon sektörleri oluşturuyor. Güçlü, stratejik ve gelişmeye açık sektörlerde kümelenme oluşturularak işbirliğinin artırılması planlanırken, Seramik, havacılık, Raylı sistemler, Madencilik sektörlerinde kümelenme oluşturuldu, Mobilya sektörüne dönük kümelenme çalışmaları da devam ediyor. 1894 yılında Cer atölyelerinin kurulmasıyla başlayan Eskişehir sanayisinin hikayesi, bugün çağdaş, ileri teknoloji ürünlerin üretildiği ve dünyanın dört bir yanına yapılan ihracatıyla önemli bir sürece evrildi. Eskişehir Sanayi'nin gelişimini sağlayan ve sanayiye yön veren Eskişehir Sanayi Odası kuruluşunun 50. yılında belirlediği yeni stratejilerle inovasyona dayalı, yüksek katma değerli ve ihracat odaklı bir sanayi oluşturmak üzere yatırımlar ve projeler sürdürüyor.

ESKİŞEHİR, 1990 SONRASI CAZİBE MERKEZİ OLMAYA BAŞLADI

1990 sonrası Beyaz Eşya Yan Sanayiine yönelik yatırımların artarak devam etmesi, Hazır Giyim Sanayiinde görülen atak, Organize Sanayi Bölgesi'nde doğalgaz kullanımının getirdiği cazibeyle birlikte artan Taş ve Toprağa Dayalı İmalat Sanayii yatırımları yanında kentin dönem ortalarında Sanayi Kuşağı kapsamına alınması ve Marmara Bölgesi'nde sanayi yatırımlarının yaşadığı sıkıntılar yatırım yeri olarak Eskişehir'in öneminin arttığı bir dönem oldu.

Sanayi sektöründe özellikle 1980'li yılların ikinci yarısından itibaren başlayan gelişme ve bunun 1990'lı yıllarda da devam etmesi, yatırımların yoğunlaştığı Organize Sanayi Bölgesi'nde genişleme ihtiyacını gündeme getirdi. Mevcudun 6 misli, başka bir ifadeyle 18 milyon m2 genişleme sağlandı. Böylelikle OSB'nin toplam alanı 21 milyon m2 'ye ulaştı. Bu alanın 2 milyon m2'lik kısmı Bilim Parkı projesi için ayrıldı. Bu dönemde özellikle kent dışından büyük ölçekli yatırım taleplerindeki artış sonucu bu ölçekteki yatırımların ayrı bir alanda ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla bölge, 1996 yılında 11 milyon m2'lik bir gelişme daha kaydetti. Şu anda Organize Sanayi Bölgesi 32 milyon m2'lik alanı ile ülkemizin en büyük sanayi alanı durumuna ulaştı, Bu dönemde Toprak Holding, Paşabahçe Cam Sanayi, Pınar Holding gibi büyük ölçekli yatırımcılar OSB'de yatırım yaparken, bölge dışında seramik üretimi konusunda İnönü ve Çifteler ilçelerinde yatırımlar gerçekleşti. Yine bu dönemde özellikle Muttalıp Belediyesi sınırları içindeki alanda Metal Eşya, Orman Ürünleri, Gıda ve Seramik Sanayii konularında 25'e yakın orta ölçekli yatırım yapıldı. 2000'li yıllara yaklaşırken, hızla büyüyen ve gelişen Eskişehir sanayinin enerji ihtiyacına yönelik projeler gündeme geldi. 1998 yılı şubat ayında inşaat ve montaj çalışmalarına başlanıp, yedi ay gibi kısa bir sürede tamamlanarak, 1998 yılı Ağustos ayında hizmete açılan "Doğalgaz Elektrik Santralı" ile bölgedeki sanayi tesislerine kesintisiz ve düzenli elektrik enerjisi sağlanmaya başlandı. Ayrıca, 1998 yılı sonunda Organize Sanayi Bölgesinde ABD kökenli Skorsky firması ve yerli ortak Alp Havacılık AŞ'nin gerçekleştirdiği yatırım ile helikopter parçaları üretimine geçildi. 2002 ve 2003 yıllarında ise yine OSB içinde "Lojistik Merkezi", "İş ve Ticaret Merkezi" yatırımları tamamlanarak hizmete açıldı. Teknoloji Geliştirme Bölgesi'ndeki yatırımlar tamamlanarak 2004 yılı sonunda faaliyete geçirildi. Hayata geçen bu yatırımlar ile Eskişehir sanayii, yüksek teknolojiye dayalı, ihracat ağırlıklı ve yüksek katma değerli ürünlerin üretiminde söz sahibi bir merkez olma yolunda ilerleme kaydetti.

ESKİŞEHİR GÜÇLÜ BİR EKONOMİK YAPIYA VE NİTELİKLİ İŞ GÜCÜNE SAHİP

    Sosyo-ekonomik gelişmişlik açısından Türkiye'nin en önemli şehirlerinden birisi olan Eskişehir, ekonomisi ile de ön planda bulunuyor. Eskişehir ekonomisinin % 60'ını hizmetler, % 30'unu sanayi ve % 10'unu ise tarım sektörü oluşturuyor. Toplam yaklaşık 20 bin işyerine sahip olan Eskişehir'de başlıca faaliyet grupları; perakende ticaret, bina inşaatı, kara taşımacılığı ve boru hattı taşımacılığı ile yiyecek ve içecek hizmet faaliyetlerinden oluşuyor.

Şehir nüfusunun kırsal nüfusa göre hızla artması, yetişmiş işgücü ve beşeri sermayenin varlığı, pazara yakınlık, enerji ve hammadde kaynakları ile yaşam maliyetlerinin uygunluğu ve yeterli altyapı imkanlarının elverişliliği Eskişehir sanayisinin gelişimine katkı sağlıyor. Sektörel çeşitliliğin oldukça yoğun olduğu Eskişehir'de başta makine imalat sanayi olmak üzere, kimya ve plastik ürünler sanayi, gıda sanayi, metal eşya ve metal ana sanayi, madencilik, taş ve toprağa dayalı imalat sanayi gibi birçok sanayi türü Eskişehir ekonomisine katkı sunuyor. Eskişehir Sanayisi bazı ürünlerin üretiminde tek üretici durumunda bulunurken, üretilen bazı ürünler, ulusal ölçekte önemli pazar payına da sahip. Eskişehir, kompresör (soğutucu), uçak motoru ve dizel lokomotif üretiminde ulusal pazarın tamamına sahipken, boraks, kriko ve buzdolabı üretiminde de ulusal pazarın yarısından fazlasına hakim durumda bulunuyor. Eskişehir, beşeri sermayenin yanında nitelikli işgücünün yoğun olduğu bir kent olarak da dikkat çekiyor.

KENT SANAYİSİ İHRACAT İLE BÜYÜYECEK

Son 5 yılda sürekli dış ticaret fazlası veren Eskişehir,
2,2 milyar dolar ile ülkemizde en fazla ihracat yapan ilk 20 kent içerisinde yer alıyor. Eskişehir sanayisinin ilerlemesinin temel noktasında ihracat yapmak bulunuyor ve 2023 yılında 5 milyar dolar seviyesine ulaşmak hedefleniyor. Bunun için Uluslararası Rekabet Geliştirme Projeleri (URGE) gerçekleştiriliyor. Bununla, hangi ülkeye, hangi sektörde, neler ihraç edilebilir araştırmaları ve tespitleri yapılıyor.

Eskişehir'den en fazla ihracat ABD'ye yapılıyor. ABD'nin toplam ihracattaki payı % 31,05. Amerika'yı yüzde 11.6 ile Almanya, yüzde 9,3 ile Fransa izliyor. Avusturya, Romanya, Belçika, Hollanda, İspanya, Polonya, İtalya, İngiltere de yoğun ihracat yapılan diğer ülkeleri oluşturuyor. En çok ithalat yapılan ülkelerin başında da yine ABD geliyor. ABD'nin toplam ithalattaki payı ise % 26,39. ikinci sırada yüzde 9.35 ile Fransa, üçüncü sırada ise yüzde 8,58 pay ile Almanya bulunuyor. Sırasıyla İspanya, Çin, İtalya, Hollanda, Japonya, İngiltere, Avusturya ve Slovenya ağırlıklı olarak ithalat yapılan ülkeleri oluşturuyor, Eskişehir'de en fazla ihracat gerçekleştiren sektör, makine-metal sanayi olurken, bu sektörün toplam ihracattaki payı ise % 46,2. En çok ihraç edilen ürünler ise beyaz eşya alanında buzdolabı, ocak, fırın, madende boraks, manyezit, krom, mermer ve nikel, havacılıkta uçak-helikopter motoru, yapısal ve motor parçaları, yapı malzemelerinde PVC, seramik, kiremit, armatür, yapı kimyasalları, gıdada bisküvi, kek; kuruyemiş ve süt ürünleri, otomotiv sektöründe ise kamyon ve otomotiv yan sanayi öne çıkıyor.

Türkiye'nin ileri teknoloji ürünleri ihracatının toplam ihracat içerisindeki payı % 3,5 iken bu rakam Eskişehir için yüzde 15 düzeyinde bulunuyor. Bu oranla Eskişehir, Türkiye'de ilk sırada yer alıyor.

SANAYİNİN YOĞUNLUĞU OSB’DE ÜRETİM YAPIYOR

Türkiye'nin en çevreci OSB ödülü de bulunan Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi, 1973 yılında yatırımcıların hizmetine sunuldu. Eskişehir Sanayi Odası öncülüğünde kurulan ve Türkiye'nin en büyük organize sanayi bölgelerinden birisi olan bölge Gemlik Limanı'na 160 km, İstanbul Umanlarına 290 km mesafede bulunuyor.Sanayinin yoğunluğu bölgede üretimlerini gerçekleştiriyor.

Eskişehir'de, sanayi yatırımlarının planlı bir şekilde gerçekleştirilmesi, çevre korunmasına verilen önem ve modern şehircilik anlayışının bir sonucu olarak, 1969 yılında Eskişehir Sanayi Odası'nın öncülüğünde bir Organize Sanayi Bölgesi kurulması çalışmalarına başlandı, ilk aşamada 1 milyon metrekare olarak planlanan OSB alanı 1973 yılında yatırımcıların hizmetine sunuldu. Eskişehir Sanayi Odası Organize Sanayi Bölgesi (EOSB)'de ilk parsellerin kısa sürede satılması neticesinde bölgenin genişletme çalışmalarına başlandı ve 1979 yılında 2 milyon m2'lik gelişme alanı ile birlikte toplam alan, 3 milyon m2'ye ulaştı. 1992 yılında da toplam alan yeni genişleme sahasıyla birlikte 21 milyon m2'ye çıkarıldı. Eskişehir'deki sanayileşmenin son yıllarda ivme kazanması sonucunda, Eskişehir Sanayi Odası bölgenin genişletilmesi kararını aldı ve bölge 1996 yılı sonunda 32 milyon m2'ye genişletildi.

OSB alanının tarihsel gelişimi içindeki en önemli kilometre taşlarından ilki, 1997 yılında temeli atılan ve inşa çalışmalarına başlanan "Bilim Parkı" oldu. Bu alan içindeki "Eskişehir Teknoloji Geliştirme Bölgesi", 10 Nisan 2003 Bakanlar Kurulu kararı ile yasal olarak kuruldu. 2004 yılında ilk, 2005 yılında ikinci piramit bina, 2008 yılında Yazılım Kule hizmete açılarak hem Türkiye hem de Eskişehir sanayiinin bilimsel ve teknolojik gelişimine önemli katkılar sağlayacak firmaların yer alacağı tesisler kullanıma açıldı.

Bölge içindeki diğer bir önemli yatırım ise 1998 yılında faaliyete geçen "Doğalgaz Elektrik Santrali", ilk ünitesi 40 MW gücünde olan santral, OSB'deki tüm kuruluşların elektrik ihtiyaçlarını kesintisiz ve düzenli bir şekilde karşıladı. Santralın ikinci ünitesi olan 20 MW gücündeki "Buhar Türbini" yatırımı ise 2001 yılının ilk yarısında devreye alındı. 2005 yılında küçük ve orta büyüklükteki işletmeler için farklı bir fırsat yaratmayı hedefleyen Eskişehir Sanayi Odası, KOBİ-OSB ismini verdiği 550 bin m2 alanı küçük ve orta ölçekteki sanayicilerin hizmetine sunmak bölgeyi oluşturdu ve 350 bin m2'lik parsel alanına sahip bu bölgede toplam 98 firmaya yer verdi.

    Yine Eskişehir OSB'nin gelişimi çerçevesinde Türkiye'de tek örnek olan ve lojistik hizmetlerini bünyesinde barındıran "Lojistik Merkez" 2004 yılının başında, bölgede diğer hizmet sektörleri için bir merkez olması planlanan "İş ve Ticaret Merkezi" de 2004 yılının sonunda hizmete açıldı. Bölgede faaliyet gösteren firmaların evsel ve endüstriyel nitelikteki atık sularını toplamak üzere 70 bin m2 alan üzerinde Atıksu Arıtma Tesisi kuruldu ve 2008 yılında işletmeye alındı. Tesiste ayrıca Akredite Laboratuar ile doğaya saygılı üretim destekleniyor. Bunların dışında Eskişehir OSB'de firmalara fiber optik kablo bağlantısıyla kesintisiz ve yüksek hızlarda internet erişim imkanı sağlanıyor.

TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGESİ, İLERİ 
TEKNOLOJİ ÜRETİMİNE ALTYAPI 
OLUŞTURUYOR

    Eskişehir Teknoloji Geliştirme Bölgesi, kent sanayinin bir teknoloji ve yenilik üretim merkezi olması konusunda önemli çalışmalar yürütüyor. Kentin Ar- Ge ağırlıklı, ihracat potansiyeli yüksek, uluslararası pazarda rekabetçi ve yenilikçi ürünlerin üretilmesine dönük gelecek planına yönelik oluşturulan bölgenin Organize Sanayi Bölgesi, Anadolu Üniversitesi ve Osmangazi Üniversitesi'nde olmak üzere 3 yerleşkesi bulunuyor, Ar-Ge desteklerinin sunulduğu bölgede, ana faaliyet alanları, Bilgisayar ve bilişim teknolojileri, yazılım ve donanım, iletişim, elektrik ve elektronik sanayi, plastik endüstrisi, seramik ve kompozit malzemeler ile sanayi kuruluşlarının her türlü Ar-Ge faaliyetlerini yapabileceği ve yüksek teknolojili ürünlerin üretileceği diğer alanlar oluşturuyor.
    Eskişehir'in köklü iki üniversitesi Anadolu ve Osmangazi üniversiteleri ile işbirliği ile oluşturulan teknoloji transfer ofisleri Arinkom ve Ettom, girişimci ve yatırımcılara hizmet sunuyor,
    Anadolu Üniversitesi bünyesinde yer alan Ar-Ge ve İnovasyon Koordinasyon Birimi Teknoloji Transfer Ofisi (ARİNKOM TTO) 2014 yılı itibariyle girişimci ve yatırımcılara çeşitli hizmetler sunmaya başladı. ARİNKOM TTO'nun temel faaliyet alanlarını, Proje Bilgilendirme ve Destek Hizmetleri, Üniversite-Sektör İş Birliği Hizmetleri, Fikri Hak Süreçleri için Destek Hizmetleri, Teknoloji Değerlendirme Hizmetleri, Tekno girişim ve Sermaye Desteklerine Erişim ve Bilgilendirme Hizmetleri, Proje Tabanlı Staj (PTS) Hizmetleri, Hukuksal Danışmanlık ve Sözleşme Yönetimi Hizmetleri oluşturuyor,
    Eskişehir Osmangazi Üniversitesi bünyesinde yer alan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi Uygulama ve Araştırma Merkezi (ETTOM) ise 2015 yılı Şubat ayı itibariyle faaliyetlerine başladı. Ulusal ve uluslararası finansal destek programlarından yararlanılması, üretilen bilginin topluma yayılması ve ticari ürüne dönüştürülmesi, fikri ve sınai mülkiyet haklarının yönetilmesi ve akademik girişimciliğin teşvik edilmesi yönünde evrensel yaklaşımlar izlenerek ekonomik ve toplumsal gelişmeye katkıda bulunulması ETTOM'un temel amaçları arasında yer alıyor. ETTOM, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi akademisyenlerine, öğrencilerine ve diğer özel- kamu kurum ve kuruluşlarına Tanıtım ve Farkındalık, Eğitim ve Danışmanlık, Proje Yönetimi, Finansal Kaynaklara Erişim, Problem Çözme, Fikri Mülkiyet Hakları, Lisanslama, Ticarileştirme, Girişimcilik, işbirliği ve Koordinasyon konularında hizmetler veriyor.
    Eskişehir'de toplam 18 Ar-Ge Merkezi de bulunuyor ve birçok Ar-Ge personelinin istihdamı sağlanırken, yenilikçi, inovatif ürünler de geliştiriliyor.

ESKİŞEHİR, ULUSLARARASI YATIRIMLARA EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR

    Eskişehir, yatırım ortamı bakımından yabancı yatırımcılar için de bir cazibe merkezi olarak görülüyor ve birçok uluslararası yatırıma ev sahipliği yapıyor. Ülkelere göre Eskişehir'de faaliyet gösteren yabancı sermayeli yatırımlarda Almanya, İran ve Belçika öne çıkıyor. Almanya 26 firma ile başı çekerken, 11 İran, 7 Belçika, 6 İtalyan, 5 ABD, 5 ispanya, 4 Hollanda, Irak ve İngiltere, 2 Ürdün, Lüksemburg, Kazakistan, Çin, Fransa ve Avusturya ile bir adet de Hindistan kökenli firmaların Eskişehir'de yatırımları bulunuyor.

REKABET GÜCÜ YÜKSEK 
SEKTÖRLER BELİRLENDİ

    Yapılan araştırmalar, analizler ve çalışmalarla Eskişehir'in rekabetçi sektörleri belirlendi ve sektörlerin gelişimine yönelik projeler geliştiriliyor. Bu sektörlerin başında Makine ve Metal sanayi geliyor. Havacılık, Raylı Sistemler, gıda sanayi, Seramik ve Madencilik diğer rekabet gücü yüksek sektörler olarak öne çıkıyor. Ana metal sanayi ile doğrudan bağlantılı olan makine sektörü, Eskişehir'de en fazla sektörel üretim değerine sahip olup, nitelikli işgücü ve gelişmiş ana ve yan sanayisi ile ilin lokomotif sektörlerinden bir tanesi konumunda bulunuyor. Eskişehir'de en yüksek ihracat değerine sahip sektörlerin başında da makine metal sanayi geliyor. Sektör 1 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirerek, en çok ihracat gerçekleştiren sektör özelliğine sahip bulunuyor.
    Eskişehir, havacılık sektöründe ise ülkemizin en önemli firmalarına ev sahipliği yapıyor. Ülkemizde savunma sanayi alanında en önemli işletmeleri çatısı altında toplayan Savunma ve Havacılık Sanayi İmalatçıları Derneği'nin (SASAD) Havacılık ve Uzay grubunda yer alan 7 ana kurumun 3'ü Eskişehir'de faaliyet gösteriyor. Ülkemizin hava ve uzay taşıtları ihracatından almış olduğu payda Eskişehirli firmalar ikinci sırada bulunuyor.
    Raylı Sistemler konusunda Eskişehir, ülkemizde hem üretim hem de ulaşım ağları açısından başlıca merkezlerinden birisi durumunda. Kamuya bağlı ortaklıklar yanında özel sektör firmalarının da bulunduğu Eskişehir'de, bu alanda faaliyet gösteren en büyük kurum TÜLOMSAŞ. Bölgede, raylı sistemler sektörü genel olarak TÜLOMSAŞ'a tedarik sağlayan yan sanayi şeklinde yoğunlaşmış durumda. Eskişehir, raylı sistemler sektöründe firmalara uluslararası rekabet avantajları sağlayan bir üretim ortamı sunuyor. Kentin lojistik üssü olması, önemli limanlara yakınlığı ve ilde sektörel nitelikli işgücünün ve güçlü üniversite-sanayi işbirliğinin varlığı firmalara önemli rekabet avantajları sağlıyor. Eskişehir, gıda ürünleri imalatının yoğun olarak yapıldığı kentlerin başında yer alıyor.
Başta un ve unlu mamuller olmak üzere, et ve süt ürünleri, çikolata ve şekerleme üretimi, Eskişehir'in ülke genelinde ön plana çıktığı gıda sanayi alanlarını oluşturuyor. Gıda sanayi ihracatında öne çıkan ürün gruplarının başında ise fırın, kakao, çikolata ürünleri bulunuyor.
    Eskişehir, yerleşim alanı, güçlü ulaşım ve fiziksel altyapısı, doğal kaynaklara yakınlığı ve insan kaynakları açısından ülkemizin seramik sektöründe rekabet üstünlüğüne sahip kentlerinden birisi durumunda. Eskişehir ve çevresinde yer alan Seranit, Yurtbay, Eczacıbaşı ve Lapino gibi firmalar seramik üretiminde dünya çapında tanınıyor. Bölgede Kütahya, Bilecik illerini de kapsayan Eskişehir merkezli seramik kümesi oluşturuldu ve Eskişehir, seramik sektörüne yönelik yapı kimyasalları konusunda önemli bir üretim üssü oldu.
    Eskişehir'de endüstriyel hammadde açısından oldukça zengin maden yatakları bulunuyor, Kent, başta bor ve manyezit olmak üzere sepiyolit, mermer, kaolen, perlit, mika ve kum-çakıl gibi önemli hammadde kaynaklarına sahip. Beyaz altın, deniz köpüğü ve Eskişehir taşı gibi isimlerle de ifade edilen lületaşının da ticari olarak işlenebilir yatakları ülkemizde sadece Eskişehir'de bulunuyor.

TURİZM, ANİMASYON VE OTOMOTİV GELİŞME POTANSİYELİ YÜKSEK SEKTÖRLER

    Eskişehir'in rekabet gücü yüksek sektörlerinin yanında gelişme potansiyeli yüksek sektörler de belirlenerek, yeni stratejiler oluşturuldu. Turizm, Animasyon ve Otomotiv sektörleri potansiyeli olan sektörler olarak öne çıktı. Eskişehir, başta kültür ve termal turizmi olmak üzere, doğa turizmi, mağara turizmi, hava sporları turizmi, inanç turizmi ve kongre turizmi gibi alternatif turizm türlerinde oldukça önemli bir potansiyele sahip bulunuyor.
Animasyon sektörü, Eskişehir'in gelişme potansiyeli yüksek sektörlerinden birisi olarak değerlendiriliyor.
    30 yıllık animasyon geçmişi ve kültürüne sahip Eskişehir Anadolu Üniversitesi Animasyon Bölümü'nün Eskişehir'de yer alması, önemli animasyon stüdyolarının Eskişehir'de faaliyet göstermesi ve nitelikli işgücünün Eskişehir'deki varlığı bu sektörün potansiyelini ön plana çıkarıyor. Ayrıca Eskişehir Anadolu Üniversitesi bünyesinde kurulan Animasyon Ar-Ge Merkezi, Türkiye genelinde animasyon stüdyolarına hizmet veriyor.
Eskişehir'de gelişme potansiyeli yüksek sektörlerden birisi de otomotiv sanayi. Kentte en önemli otomotiv markalarından biri olan Ford Otosan, İnönü'de faaliyet gösteriyor. Ayrıca Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi'ne ek olarak, Eskişehir-Ankara karayolu üzerinde İmişehir-Kalkanlı sınırları içerisinde kurulması öngörülen Otomotiv İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nde otomotiv sanayine 4,8 milyon m2'lik alanın ayrılması planlanıyor.

GÜÇLÜ SEKTÖRLERDE KÜMELENME OLUŞTURULDU

    Ulusal ve bölgesel rekabetçiliği arttıran bir yaklaşım olarak kabul edilen kümelenme modeli Sanayi Odası öncülüğünde Eskişehir'de hayata geçirildi. Eskişehir ve çevresinde yoğunlaşmış ve benzer iş kollarında faaliyet gösteren firmaların bir araya gelmesi sonucu Eskişehir'de dört iş kümesi ortaya çıkarıldı.
    2010 yılında Eskişehir Bilecik Kütahya Seramik İş Kümelenmesi, hem Eskişehir'in hem Türkiye'nin ilk küme oluşumlarından birisi olarak kuruldu. Seramik ve karo ürünleri üretiminde ön planda olan kümede Bilecik, Kütahya ve İstanbul'da faaliyet gösteren firmalar da yer alıyor. Eskişehir Havacılık Kümelenmesi ise 2011 yılında kuruldu. Ülkemizin bu alandaki üç kümesinden birisi olma özelliğini taşıyor. Üye işletmeler; tasarım geliştirme, havacılık sektörüne özgü elektrik ve elektronik ürünlerin üretimi ve geliştirilmesi, motor ve bileşenleri üretimi, sistem entegrasyonu gibi birçok özel süreç gerektiren faaliyeti başarıyla bir arada yürütüyorlar. Eskişehir Raylı Sistemler Kümelenmesi de yine 2011 yılında TÜLOMSAŞ önderliğinde kuruldu. Üye işletmeler; kaynaklı ve talaşlı imalat, montaj, döküm, kompozit üretim, metal şekillendirme, tasarım, Ar-Ge ve Ür-Ge gibi alanlarda faaliyet gösteriyor ve işbirliği geliştiriyorlar. En yeni oluşturulan Eskişehir Madencilik Kümelenmesi ise 2016 yılında kuruldu. Türkiye'nin ilk madencilik kümesi olma özelliğini taşıyor. Küme, madencilik sektöründe faaliyet gösteren firmalara mesleki, sosyal, teknik ve ekonomik yönden rehberlik etmeyi ve rekabet içerisinde işbirliği sağlamayı hedefliyor,

ESKİŞEHİR TEŞVİKLERDE BİRİNCİ BÖLGEDE YER ALIYOR

Ülkemizde yatırım teşvik sistemi, kalkınma planları ve yıllık programlarda öngörülen hedefler doğrultusunda tasarrufların katma değeri yüksek yatırımlara yönlendirilmesi, üretim ve istihdamın artırılması, uluslararası rekabet gücünü artıracak ve araştırma-geliştirme içeriği yüksek bölgesel ve büyük ölçekli yatırımlar ile stratejik yatırımların özendirilmesi, uluslararası doğrudan yatırımların artırılması, bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması, kümelenme ve çevre korumaya yönelik yatırımlar ile araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi amacıyla oluşturulan bir dizi devlet desteğini kapsıyor.

Genel, bölgesel, büyük ölçekli ve stratejik yatırımların teşviki uygulamalarından oluşuyor, Türkiye'de illerin sosyo-ekonomik gelişmişlik farklılıklarına göre 6 teşvik bölgesi belirlendi ve Türkiye'nin en gelişmiş kentlerinden biri olan Eskişehir, 1. Bölge'de yer aldı. Bunun sonucu olarak Eskişehir sanayiisi, Genel Yatırım Teşvik Uygulamaları, Gümrük Vergisi Muafiyeti, Katma Değer Vergisi İstisnası, Büyük Ölçekli Yatırımlar, Stratejik Yatırımlar gibi yatırımlarda teşvikten yararlanabiliyor.

NEDEN ESKİŞEHİR’E YATIRIM YAPILMALI?

• Mükemmel altyapı imkânlarına sahip, ülkemizin en büyük ve en düzenli Organize Sanayi Bölgesi
• Bir asrı aşan sanayileşme kültürü ve tecrübesi
• Sanayide sektörel çeşitlilik
• Çevreye duyarlı, planlı, inovatif, ihracat odaklı sanayileşme anlayışı
• Alanında güçlü Teknoloji Geliştirme Bölgesi
• Karayolu ve demiryolu bağlantılarının kesişme noktasında yer alması nedeniyle etkin ulaşım ağı
• Pazara yakınlık
• Yüksek şehirleşme oranı ve kaliteli yaşam standardı
• Gelişmiş sosyal ve kültürel hayat
• Uygun yaşam maliyetleri
• İş yapma kolaylığı
• Önemli limanlara yakınlık
• Gelişmiş ana ve yan sanayi işbirliği
• Gelişmiş üniversite ve eğitim kurumlan
• Nitelikli, eğitimli, ucuz işgücü
• Güçlü üniversite-sanayi işbirliği
• Sektörel iş kümeleri ve işbirliği ağları
• Vizyoner yerel kurumlar
• Zengin yeraltı kaynakları