Türkiye’ye Bakış

Genel Endüstri ve Bağlantı Elemanları Sektörü

Bir kısmı Avrupa, daha büyük bölümü ise Asya kıtasında kalan Türkiye, faklı din ve kültürlere mensup insanların yaşadığı tam bir kültürler mozaiğidir. Coğrafi yerleşim açısından ise Avrupa’ya yakınlığı, Ortadoğu ve Orta Asya gibi gelişmekte olan bölgelere erişimi ticari faaliyetlerin gelişimi açısından büyük avantaj sağlamaktadır. Sadece Avrupa’yı Asya’ya bağlamakla kalmıyor, aynı zamanda doğu ile batıyı birbirine bağlayan önemli bir enerji terminali ve geçididir.
 
Eurostat ve Tüik 2017 verilerine göre, Avrupa Birliği ile karşılaştırıldığında en kalabalık genç nüfusa sahip olan Türkiye’nin, 81 milyonluk nüfusunun yarısı 32 yaşın altındadır.
 
TÜRKİYE EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ
 
Türkiye, GSYİH sıralamasında, 2016 yılında AB üyesi ülkelerle kıyaslandığında 6. büyük ekonomi, dünyada ise 17. büyük ekonomi konumundadır.
 
Türkiye’nin son 14 yıl içerisinde yakaladığı ekonomik başarı, birçok uzman ve uluslararası kurumu etkilemiş ve ülkenin geleceği hakkında oldukça emin öngörülerde bulunulmasını sağlamıştır. OECD tahminlerine göre, Türkiye 2015-2025 döneminde %4,9’luk yıllık ortalama büyüme oranıyla OECD’ye üye ülkeler arasındaki en hızlı büyüyen ekonomilerden biri olacaktır.
 
2017 yılı istatistiklerine göre, Türkiye’deki yabancı şirket sayısı 58.418 olup, doğrudan yabancı yatırım miktarı 10,9 milyar USD’dir.


 
Ticaret 
 
Türkiye’nin Avrupa Birliği ile gümrük anlaşması mevcuttur. 
 
Türkiye ile serbest ticaret anlaşması olan diğer ülkeler ise:  Arnavutluk, Bosna Hersek, EFTA üyesi ülkeler (İzlanda, Norveç, İsviçre ve Lihtenştayn), Faroe Adaları, Fas, Filistin, Gana, Güney Kore, Gürcistan, İsrail, Karadağ, Kosova, Lübnan, Makedonya, Malezya, Mısır, Moldova, Mauritius, Sırbistan, Singapur, Sudan, Suriye, Şili, Tunus ve Ürdün olarak sıralanabilir.
 
Türkiye – AB Ticareti
 
Türkiye ile AB arasında 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi kararıyla kurulan ve 1 Ocak 1996 tarihinden bu yana yürürlükte olan Gümrük Birliği, uygulamada olduğu yaklaşık yirmi yıllık dönem itibarıyla, Türkiye’nin ekonomisine katkı sağlamıştır. İstatistik olarak bakıldığında, Türkiye ile AB arasındaki dış ticaret hacmi yıllık 140 milyar Avro’ya ulaşmıştır. AB ile dış ticaret 7 kat artmıştır. AB ile toplam ihracat ve ithalat toplamı %41’lik bir payı temsil etmektedir. 
 
Türkiye, AB’nin 5. büyük ticaret ortağıdır ve Türkiye’deki doğrudan yabancı yatırımların 2/3’ü AB kaynaklıdır. 
Türkiye’nin 2017 yılında toplam ihracatı 157 milyar dolardır.

 
Makina imalatı
 
Türkiye ekonomisinin büyümesine katkı sağlayan önemli sektörlerden biri olmaya devam etmektedir. Sektör özellikle ara mal üretebilme ve inşaat, enerji, tekstil, tarım ve madencilik gibi önemli sektörlere girdi sağlaması sayesinde Türkiye’deki imalat sanayinin gelişiminde kilit rol oynamaktadır. Türkiye makine imalatı sektörü, Ar-Ge’nin yoğun olması, ülkede her yıl 450.000’in üzerinde mühendis mezun olması ve yüksek katma değer yaratması itibarıyla öne çıkmaktadır. Sektördeki ihracat/ithalat oranı %52’ye ulaşmış olup yerel kaynaklar, üretim seviyesindeki girdilerin yaklaşık %85’ini oluşturmaktadır.
 
Makine sektörünün toplam ihracatı 2005 yılında 5,2 milyar ABD doları iken, 2016 yılında 13,4 milyar ABD dolarına yükselmiştir. 2005-2016 döneminde makine ihracatının yıllık büyüme oranı %9 olarak gerçekleşerek, aynı dönemde Türkiye’nin toplam ihracatındaki büyümeyi geride bırakmıştır. Türkiye’nin toplam ihracatındaki %9’luk payıyla ülkenin en büyük 4. ihracat endüstrisi olan makine ürünleri 200’ün üzerinde ülkeye ihraç edilmektedir. İhraç edilen makine ürünlerinin %60’ı AB ülkeleri ve ABD’ye gönderilmektedir.
 
Makine sektörünün toplam ithalatı son on yılda yıllık ortalama %10,3 büyüme kaydederek 2016 yılında 26 milyar ABD dolarını aşmıştır. Bu tutar yerel pazardaki güçlü talebi yansıtmaktadır.
 
Beyaz Eşya, Ev Aletleri Ve Parçaları Üretimi
 
Ev aletleri sektörü, Türkiye’nin köklü ve dinamik sektörlerinden biridir. Sanayi esas olarak iki alt sektörden oluşmaktadır; yani, sektöre egemen olan beyaz eşya (dayanıklı ürünler) ve küçük ev aletleri. 28 milyon adetten fazla üretimi ile beyaz eşya endüstrisi son 10 yılda önemli bir üretim odağı olmuş, Türkiye ise beyaz eşya sektöründe Avrupa’nın lider ülkesi haline gelmiştir. 50’den fazla orta ölçekli imalat şirketine ve pazardaki başlıca üreticilere ek olarak, 500’den fazla parça ve parça tedarikçisi de mevcuttur.
 
Türk beyaz eşya üreticileri orijinal güçlü markalarını yaratarak iç pazarda tüketici bağımlılığının artmasına neden olurken dış pazarlarda, özellikle de AB ülkelerindeki pazarda yer ettiler.

‘‘ OECD tahminlerine göre, Türkiye 2015-2025 döneminde %4,9’luk yıllık ortalama büyüme oranıyla OECD’ye üye ülkeler arasındaki en hızlı büyüyen ekonomilerden biri olacaktır’’
 


 
İç pazardaki en büyük markalardan bazıları şunlardır: Arçelik, Beko, Altus, Aygaz, (Arçelik); Profilo, Bosch, Siemens (BSH-Profilo); Ariston, Philco, Indesit (Merloni); Teba (Teba); Vestel, Regal (Vestel); Demirdöküm (Vaillant), Kumtel (Kumtel, Luxell) vb.
 
Ev aletleri ihracatı, 2017 yılında 2,684 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Buzdolapları, çamaşır makineleri, fırınlar, derin dondurucular ve bulaşık makineleri sektörün önde gelen ihracat ürünleridir. Türkiye 2017 yılında buzdolaplarında 6. sırada, bulaşık makinelerinde 4. sırada ve dünya genelinde çamaşır makinesi ihracatında 5. sırada yer aldı.
 
Türk beyaz eşya sektörü ürünlerini dünya çapında 200 gümrük bölgesine ihraç ediyor. Türkiye beyaz eşya endüstrisi için en büyük ihracat pazarı AB’dir.
 
Türk üreticiler kalite, güvenlik ve üretimin çevresel yönlerinin bilincindedir. Tüm Türk üreticileri, hem iç pazarlar için hem de AB’ye ihracat yapmak için CE belgesine sahiptirler.
 
 
Savunma ve havacılık sanayii 
 
Son yıllarda yakaladığı benzersiz başarılarla Türkiye, günümüzde, savunma ve havacılık alanlarında en hızlı gelişen ülkelerden biridir. Türkiye savunmaya en yüksek harcama yapan ülkelerden biridir. 2016 yılında 15 milyar ABD doları tutarındaki savunma harcaması ile Türkiye dünyanın en büyük savunma bütçeleri arasında 17. sırada yer almıştır. Savunma sanayiinin iş hacmi son on yılda ikiye katlanarak 2016 yılı sonunda 6 milyar ABD dolarına ulaşmıştır. Türk havacılık ve savunma sektöründe son on yılda gerçekleşen gelişmeye paralel olarak, Türk şirketleri için ihracat ve uluslararası işbirliği fırsatları da artmıştır. 
 
Sektörün 2007 yılında 600 milyon ABD doları olan ihracatı 2016 yılında 2 milyar ABD dolarına yükselmiştir. Gelişmiş ve nitelikli üretim kapasitesi sayesinde, sektörün aldığı siparişlerin toplam tutarı 2016 yılında 12 milyar ABD dolarına ulaşmıştır.
 
İnşaat sektörü
 
İnşaat sektörünün son yıllarda inanılmaz  gelişim göstermesinin  sebeplerinden biri de, Türkiye’nin Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya’nın kesişim noktasındaki stratejik konumudur. İnşaat sektörü, son on yıl içinde GSYİH’nin yaklaşık %8,4’ünü oluşturmuştur. Toplam doğrudan yabancı yatırım (DYY) girişi 2017 yılında 10,8 milyar ABD doları olarak kaydedilirken, gayrimenkul ve inşaat sektörlerinin bu tutar içindeki payı 4,6 milyar ABD doları (%42,9) olmuştur.
 
Özellikle İstanbul’a yönelik kentsel dönüşüm çalışmaları ve mega projeler yakın gelecekteki faaliyetlere yön vermektedir. 


 
Otomotiv 
 
Türkiye otomotiv endüstrisinin temelleri 1960’lı yılların başına dayanmaktadır. Hızlı bir sanayileşme ve ilerleme döneminden geçen bu önemli sektör, montaj ağırlıklı ortaklıklardan tasarım yeteneğine ve geniş üretim kapasitesine sahip tam teşekküllü bir endüstriye dönüşmüştür. Orijinal parça üreticileri (OEM), 2000 ile 2017 yılları arasında Türkiye’deki faaliyetlerine 14 milyar ABD doları yatırım yapmıştır. Bu yatırımlar, söz konusu şirketlerin üretim kapasitesini önemli ölçüde artırarak Türkiye’nin uluslararası OEM’lerin küresel değer zincirinde önemli bir yer edinmesini sağlamıştır. Uluslararası kalite ve güvenlik standartlarını karşılayan, hatta bu standartların ötesine geçen günümüz Türkiye otomotiv endüstrisi, katma değerli üretim anlayışı sayesinde son derece etkin ve rekabetçi bir konumda bulunmaktadır.
 
Rekabetçi ve nitelikli iş gücü, dinamik iç pazar ve avantajlı coğrafi konumu sayesinde 13 küresel OEM’in Türkiye’deki araç üretimi 2002 yılında 374.000 iken 2017 yılında 1,7 milyonun üzerine çıkmıştır. Bu artış, söz konusu dönemde yaklaşık %10’luk yıllık büyüme oranı gerçekleştiğini göstermektedir.
 
Otomotiv sektörünün gösterdiği bu önemli büyüme, Türkiye’nin 2017 yılı sonu itibarıyla dünyanın en büyük 14., Avrupa’nın ise en büyük 5. otomotiv üreticisi konumuna yükselmesini sağlamıştır.


 
Türkiye, özellikle ticari araç üretiminde, bir mükemmellik merkezi haline gelmiştir. 2016 yılı sonu itibarıyla Türkiye, Avrupa’nın en büyük hafif ticari araç üreticisi olmuştur. Eşsiz bir üretim merkezi olarak kendisini kanıtlayan Türkiye otomotiv endüstrisi, artık Ar-Ge, tasarım ve markalaşma kapasitelerini geliştirmeyi hedeflemektedir. Türkiye’de 2017 yılı sonu itibarıyla, otomotiv üreticilerine/tedarikçilerine ait 132 tasarım ve Ar-Ge merkezi faaliyet göstermektedir. Ford, Fiat, Daimler, AVL ve Segula, Türkiye’de ürün geliştirme, tasarım ve mühendislik faaliyetlerinde bulunan küresel markalar arasında öne çıkan örnekler olarak göze çarpmaktadır. Ford Otosan’ın Ar-Ge merkezi, Ford’un küresel çaptaki en büyük üç Ar-Ge merkezinden biriyken, Fiat’ın Bursa’daki Ar-Ge merkezi İtalyan şirketin kendi ülkesi dışında Avrupa pazarına hizmet veren tek merkezidir. Öte yandan, Daimler’in İstanbul’daki Ar-Ge merkezi, Alman şirketin Türkiye’deki kamyon ve otobüs üretim faaliyetlerini tamamlayıcı bir rol üstlenmektedir. 
 
İkinci Ar-Ge merkezini Türkiye’de açan AVL Turkey ise, sürücüsüz ve hibrit araç teknolojileri geliştirmeye başlamıştır. Türkiye, tedarik zinciri tarafında da destekleyici bir ortam sunmaktadır. Ülkede OEM’lerdeki üretimi destekleyen yaklaşık 1.100 parça tedarikçisi bulunmaktadır. Parçalar araç üreticilerinin imalat hatlarına doğrudan girmekte ve OEM’lerdeki yerelleşme oranı %50 - %70 arasında değişmektedir.
 
Türkiye çok sayıda küresel tedarikçiye ev sahipliği yapmaktadır. Türkiye’yi üretim üssü olarak kullanan 250’yi aşkın küresel tedarikçi bulunmaktadır ve bunların 28’i en büyük 50 küresel tedarikçi arasında yer almaktadır.
 
Türkiye’de üretilen otomotiv markaları ve modelleri
 
■  Fiat – Egea ■  Fiat – Doblo ■  Fiat – Fiorino■ Fiat – Linea 
■  Peugeot – Bipper ■  Citroen – Nemo  ■  Renault – Megane - Clio ■  Ford – Transit ■ Ford – Courier ■  Ford - Custom 
■  Hyundai – i10 ■ Hyundai – i20 ■ Toyota – Corolla 
■  Toyota – Verso ■ Toyota – Ch-R ■ İsuzu – D-Max 
■  Honda - Civic ■ Opel – Combo
 
Otomotiv üreticileri, ihracat için bir üretim üssü olarak giderek daha fazla oranda Türkiye’yi tercih etmektedir. 2017 yılında Türkiye’deki üretimin yaklaşık %80’inin yabancı pazarlara yönelik olması bu durumun bir göstergesidir. Aynı dönem itibarıyla, Türkiye’den yabancı pazarlara 1.300.000’den fazla araç ihraç edilmiştir. Aynı zamanda geçtiğimiz yıl, 986.000 araçla Avrupa’ya en fazla araç ihraç eden ülke Türkiye olmuştur.
  
Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere ve İspanya, Türkiye otomotiv endüstrisinin ana ihracat pazarları olsa da, yeni otomobil satışları için talep potansiyelinin belirgin ölçüde yüksek olduğu gelişmekte olan bölge ülkelerini hedefleyen şirketler sayesinde, ihracat rotalarında çeşitlilik eğilimi gözlenmektedir.
 
2000’li yılların başlarında 3.000 ABD doları olan kişi başına milli gelirin 2017 yılında 11.000 ABD dolarına yükselmesi, motorlu taşıt pazarındaki satışları da artırmıştır. Pazardaki yıllık ortalama satış adedi 2000’li yılların başlarında 360.000 civarında iken, 2017 yılı itibarıyla ortalama 1.000.000’a yükselmiştir. 

Yüz ölçüm 
783.562,38 km²
 
Nüfus
81.867 milyon 
(2018 – IMF)
 
İhracat 
157.0 milyon USD 
(2017 – TURKSTAT)
 
İthalat 
233.8 milyon USD 
(2017 – TURKSTAT) 
 
 

Tarih : 13.02.2019