Yay imalatçıları büyümek için ne yaptı ?

Yıllar önce bu dergide “Sözlerim büyümek isteyenlere” diye bir yazı yazmıştım da geri dönüşlerin sayısı bana bu dergi çok iş yapacak diye umut vermişti, editöre de iletmiştim.
 
Evet aradan geçen yıllar içinde “büyümek için neler yapıldı?” 
 
Demiştik ki; “3000 metrekare kapalı alanı olan, CNC makinelerle imalat yapan, laboratuvarı, kaplama ve ısıl işlem tesisleri olan, satış, dağıtım, muhasebe, iç ve dış ticaret, satın alma departmanları bulunan, Avrupa’ya ihracat yapan firmaları gördüğünüzde “ bunları ben bilirim; 10 yıl önce bizim bulunduğumuz iş hanında 2 makine ile imalat yapıyorlardı, adamlar nasıl da büyüdüler?” diyorsunuz.”
 
Sonra da sorduk: “Pardon ama, siz son 10 yıldır büyümek için ne yaptınız ?”
 
Devam da etmiştik; “Ne yaptığınızı siz biliyorsunuzdur, ben neleri yapmadığınızı söyleyeyim…”
 
“Bir sekreter alsak mı diye düşündünüz, maliyet artmasın diye kendi telefonlarınıza kendiniz bakmaya, kendi faturanızı kendiniz kesmeye devam ettiniz, bankaya, muhasebeye siz koşturdunuz.
 
Satışa birisini alsak mı diye düşündünüz ve yine masraf olmasın diye müşteriyle, sevkiyatla, tahsilatla siz ilgilendiniz.
 
Laboratuar, kaplama, sulama tesisi kurmak size hayal gibi geldi. “Biz ufak bir firmayız” dediniz ve büyümek aklınıza hiç gelmedi. Büyümenin yollarını araştırmak, 5-10 yıllık hedefler koyup ufak riskler almak, vizyonunuzu, hayallerinizi genişletmek gibi kötü düşünceleri kafanıza sokmamaya özen gösterdiniz.
 
“Broşür, web sitesi gibi harcamalara gerek yok, bizi zaten tanıyan tanıyor” dediniz.
 
Yıllarca büyük firmalara fason çalıştınız, o firmalar ne öderse onunla yetindiniz, ne sipariş verirlerse onu ürettiniz. Yeni firmalarla, son kullanıcılarla çalışmak sizi hep korkuttu. 
 
Satışa bir eleman koyduğumda; ya yeni bir firmadan sipariş alırsa, ya o sipariş özel bir ürün olur da üretemezsek, ya malı zamanında yetiştiremezsek, ya malı teslim edip ödemesini alamazsak…...
dediniz. Üzümün çöpü, armudun sapı….
 
Bizim çapımız ne ki fuara katılalım, bizim için daha erken, daha zamanı var diyerek baktınız ki yıllar geçmiş hala aynı muhabbet….Bir fuarı ziyaret edip, 2 yeni firmayla tanışmak zahmetine de katlanmadınız.
 
Sizinle aynı kapasite ile aynı yıllarda imalata başlayan diğer firmaların ne yaparak büyüdüklerini gözlemlemek, benzer formüller uygulamak çok zor muydu? Büyümek için riskler aldıklarını, kaliteyi ve kapasiteyi artırmak için çaba harcadıklarını, tanıtıma, satışa, kurumsallaşmaya ağırlık verdiklerini görmek, sormak, öğrenmek çok zor muydu? 
 
Onların sizden ne fazlası vardı? Siz bilmiyorsanız ben söyleyeyim. Kusura bakmayın ama onlar sizden daha girişimci, daha cesaretli, önündeki 3-5 yılı daha net görebilen, evine arabasına değil işine yatırım yapan, daha hırslı, vizyonu daha geniş, kendine daha fazla güvenen insanlardı. 
 
Bunları yapabilmek için bir 10 yıl daha vaktiniz yok, biran önce sektördeki gelişmelere ayak uydurmalı, şimdiye kadar yapamadıklarınızı yapabilme girişimi göstermeye başlamalısınız. Unutmayın ki artık hem kaliteli hem çok üreten, özel ürün üretebilecek teknik bilgiye ve makine parkuruna sahip olan firmalar ayakta kalabilecekler.
 
Avrupa’da ufak ölçekli yay üreticileri kapandı, Avrupalı tüketiciler Türkiye’ye yönelmeye başladılar. Türkiye’de yüksek kapasiteye sahip, kaliteli mal üretebilen ne kadar çok firma olursa, bu siparişlerin ülkemize gelmesi de o kadar çoğalacaktır. Bu pastadan pay alabilmek sizin elinizdedir. 
 
Herkes kendi başının çaresine bakıyor; kendi sorununuzu kendiniz çözeceksiniz, işinize yatırım yapacaksınız, elemanınızı yetiştireceksiniz, maliyetlerinizi düşürmeye çalışacaksınız, yeni müşterilere yöneleceksiniz, kurumsallaşmaya çalışacaksınız, ihracat yapabilme hedefinde olacaksınız, 3-5 yıllık planlar yaparak adımlar atacaksınız, 5 yıl sonrasını göreceksiniz, büyüyen firmalardan ders çıkaracaksınız, gerekirse örnek alacaksınız”.
 
Yazımız uzamış gitmişti...
 
Şimdi yaycılık sektörünü yıllar sonra tekrar gözden geçiriyorum ve ne yazık ki hala bıraktığımız yerde, gelişme gösteren firma sayısı yok denecek kadar az.
 
Sıkıntılı zamanlar büyüme için her zaman en büyük fırsattır, değerlendirin.
 
Unutmayın müşterilerinizin kapı tokmağı ne kadar parlak ise siz o kadar büyüksünüz.
 

Tarih : 10.12.2018